Merhaba!
Biliyorum,
uzun zamandır buralarda bir şeyler üretmiyorum. Ama aklım hep bu tarafta,
bilginiz olsun. 😊
Buralara
bıraktığım herhangi bir başlık, konu veya içerik ne olursa olsun benim için çok
kıymetli. Fakat bunun daha da kıymetli olabilmesi için rastgele bir şey üretmek
istemedim.
Benim
yazarken keyif aldığım, sizin de okurken keyif alabileceğiniz bir yazı ile
geldim.
(Ben öyle umuyorum 😊)
Mardin,
Gaziantep ve Hatay bölgelerine gitmek için bir rota planlaması yaptım.
Yaptım
derken, gerçekten bireysel olarak yaptım. Benim için bu yolculuğun en heyecan
verici taraflarından biri de buydu.
Kimsenin
programına bağlı kalmadan, canım nasıl istiyorsa o şekilde planladım. Bir yere
yetişme telaşı olmadan, akış tamamen bana ait olacak şekilde. Özgürce.
12.08.2026
tarihinde sabah 09:00'da Mardin Havalimanı'na varışım gerçekleşti.
Sonra
doğruca konaklayacağım yere gittim. Konaklama yerini seçerken özellikle hem
merkezi olmasına hem de birçok yeri yürüyerek gezebilmeme dikkat ettim.
Duşumu
aldım, kıyafetlerimi değiştirdim ve ardından Süryani çöreğiyle Mardin'e merhaba
dedim.
Eski
Mardin sokaklarında yürümeye başladığımda fırınların oldukça fazla olduğunu
gözlemledim. Bir fırına uğrayıp simit aldım. Bizim bildiğimiz simitlerden ama
bana biraz daha yavan geldi.
Sonra bir
kahvehaneye oturup kaçak çayımı yudumlamaya başladım.
Normal
şartlarda acımsı bir tat beklerken daha hafif bir tat ile karşılaştım. Hava
sıcaktı ama açıkçası beni çok fazla etkilemedi.
Mardin,
mimari yapısını çok beğendiğim bir şehir oldu.
Hatta
sadece beğendim demek biraz eksik kalır. Büyülendiğim bir şehir oldu.
Badem
şekeri, dibek kahvesi, sokakları ve esnaf sohbetleri... Hepsinin kendine has
bir tarafı vardı.
Medrese
olarak Kasımiye Medresesi'nin atmosferi ise ciddi manada etkileyici bir yapıya
sahipti. Özellikle orta tarafta bulunan çeşmenin anlamı beni etkiledi.
Bir yapıya
bakarken sadece mimarisini değil, taşıdığı anlamı da hissedebilmek benim için
önemli. Kasımiye Medresesi'nde de tam olarak bunu hissettim.
Sonrasında
Gaziantep için yola çıktım.
Buradaki
rotam ağırlıklı olarak yemek yeme üzerineydi. Gitmeden önce araştırmalar
yaptım, merak ettiğim yerleri not aldım ve kendime bir rota oluşturdum.
Zeugma
Müzesi, Ciğerci Mustafa, Katmerci Metanet, Metanet'te beyran, Çelebioğlu
Baklava, Kasap Selçuk, Tahmis Kahvesi, dut suyu ve Bakırcılar Çarşısı...
Dolayısıyla
Gaziantep'te geçirdiğim bir buçuk gün oldukça dolu geçti.
Her
durağın kendine ait bir hikâyesi vardı. Kimi zaman yedim, kimi zaman yürüdüm,
kimi zaman sadece oturup etrafı izledim.
Sonraki
rotam Hatay idi.
Künefe ve
Hatay dürümü beni benden aldı.
Bazen bir
şehrin hafızanızda kalması için çok büyük şeyler yaşamanıza gerek olmadığını
düşünüyorum. Bir tat, bir koku, bir insan, bir sokak veya hiç beklemediğiniz
bir anda gördüğünüz bir detay bile yeterli olabiliyor.
Ben biraz
da bunların peşindeydim.
İnsanları
gözlemleyerek bazı çıkarımlar elde ettiğimi düşünüyorum. Kadrajıma takılan
insanların, konuşmaların, sokakların ve küçük detayların aklımda kaldığını fark
ettim.
Belki de
ruhumu simgeleyen şeyler biraz da bunlar.
16.08.2026
tarihinde seyahatimi tamamlayıp dönüş yaptım.
Çok
verimli, kıymetli ve güzel keşifler oldu.
Ama benim
için bu yolculuğun sadece gezmekten veya yeni yerler görmekten ibaret olduğunu
söyleyemem.
Biraz da
kendime meydan okuduğum bir zaman dilimiydi.
Kendi
kararlarımı vererek, istediğim yere istediğim zaman giderek, bazen tek başıma
bir masaya oturup yemek yiyerek, bazen hiç tanımadığım insanlarla sohbet ederek
geçirdiğim bir süreç oldu.
Keşfettiğim,
öğrendiğim ve hayata karşı sorguladığım birçok nokta olduğunu düşünüyorum.
İnsan
bazen bulunduğu yerden biraz uzaklaşmalı.
Kendi
sesini daha net duyabilmek için.
Ne
istediğini, neyi sevdiğini, neleri merak ettiğini anlayabilmek için.
Ve bence
insan mutlaka bir kere de olsa bireysel olarak, kendi istediği şekilde bir
yerlere gidip bir şeyler yapmalı.
Çünkü
bazen bir yere gitmek, aslında kendine doğru yaptığın bir yolculuk olabiliyor.
Benim
Mardin, Gaziantep ve Hatay yolculuğum da biraz böyleydi.
Gittim,
gördüm, yedim, yürüdüm, gözlemledim, öğrendim ve en önemlisi kendime biraz daha
yakından baktım.
Selamlarımla,
Selçuk'dan :)
Kadrajıma takılanlar var…
Yorumlar
Yorum Gönder