Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ne için varız ?

Öncelikle yazıya tıklayıp, okumaya başladığınız için teşekkür ederim. Sanırım uzun zamandır yazmıyorum ve neden yazmadığımdan dolayı sürekli mesajlar almaya başladım. Bu beni mutlu etti ve biraz duraksamaya uğrayan yazılarıma tekrar dönmeye başlamak için minik bir yazıyla tekrardan sahalara döndüğümü söyleyebilirim.            Ne için varız! İnsan kaynaklarına ilgi duymaya başladığım günden bu yana sürekli kafamda  ''ne için varız''  sorusunu sürekli kendimde irdelemeye başladım. Mesleğin içerisine girdiğim günden beri işletmelerin en çok insan kaynakları departmanına bu soru ile irdelenmeli ve gerekirse deşilmeli ki departman tam olarak neye, kime? hizmet ediyor tam anlamıyla bütünsel olarak anlaşılması kolaylaşsın ve adım adım süreçlere hakimiyetler sağlansın. Eğer kurum kültüründe özellikle de insan kaynakları tarafı kendini değerli hissederse bu değerlilik kurumun tümüne adapte olur. Hatta ucu bucağı olmayan güzel çalışmalar, etkileşimler kurumda yer alır. İnsan kay

MEZUNİYET...

  Benim için mucizenin başladığı mükemmel bir deneyim olan üniversite dönemim şu anlık bitti. :( Birkaç kelam etmek istiyorum bu konuda ama zannederim ki birkaç kelime ile bitiremeyeceğim… :) Şimdi… Benim için ilk adım, basamak, zemin ve uçsuz bucaksız olan bir süreç idi. Gitmek, görmek, gözlemlemek, yeni insan tanımak, kendimi anlatmak ve insanları dinlemek, akademik ve özel iş yaşantısıyla ilgili güncel tutmak gibi amaçlarım vardı. Başlamadan önce yapacaklarım listesini oluşturmuştum. Hepsini yapamasam da birçoğunu yaptım, yapıyorum ve yapacağım. Her geçen gün heybeme ne katabilirim diye düşünen biriyim… Okula ilk adım attığım zaman bir oh çekmiştim. Televizyon ekranında sürekli gördüğüm amfiyi görmek, vize-final heyecanını yaşamak, kendi edindiğim misyon-vizyonu devreye sokabilmeyi hayal ederek ilk adımımı attım. Sevinç, huzur, tebessüm ve insani olarak karışık duygular içerisinde yer almıştım. : ) Kocaman 4 yıl boyunca belirli birikintiler elde ettim. Bunlar; İnsani

BENMERKEZCİ DEĞİL BİZ-MERKEZCİ ?

Hayat bazen olması gerektiği gibi olmuyor. Bazen istemediğimiz şeylerin hayatımıza birden bire naklediliyor. Bazen bunu kendimiz, komşumuz, arkadaşımız, en yakınındakilerden biri veya covid-19 yapabiliyor. Biz bu süreci ya kabul ediyoruz ya da direnmeye çalışıyoruz ama sonunda kabulleniyoruz. ‘Direnmek’ kelimesi bize biraz zaman tanıdığını düşünmekteyiz, ilk kabullenen ile son kabullenen arasında aslında pekte bir şey yok sanırım, galiba. Belki de ilk kabullenme süreci son kabullenene göre daha iyi olabilir çünkü süreci daha çabuk kabullenme, diğerlerine göre işin temellerini daha iyi pekiştirmek, son kabullenene göre daha hızlı olabilir. Şu an ‘ yeni normal’  olarak tanımladığımız yenidünyaya merhaba demek için yeni adımlar, basamaklar atılmaya başlandı veya başlangıç aşamasında yerini aldı. Büyük işletmelere nazaran orta ve küçük işletmelerin bu süreçte biraz daha zorlu yollar gözükebilir ama artık  ‘benmerkezci değil biz-merkezci olmanın zamanı’  gelip geçiyor. Kurumların artık kü

İÇ MOTİVASYONUMUZU NASIL GÜÇLENDİREBİLİRİZ?

Dünyanın neredeyse tümünde bir salgın süreci gerçekleşmekte ve bizlerin de etkilendiği bu süreçte evlerde vakitlerimizin tümünü geçirmek durumunda kalmaktayız. Bu süreç esnasında evde birazda olsa ılımlı nasıl durabileceğimizi ve iç motivasyonumuzu daha iyi tutabilmek için neler yaparsak korumaya çalışırız bunlardan bahsetmek isterim. Başlayalım! Haber bültenlerini veya sosyal medyayı sürekli takip etmeyi bırakıp, belirli bir zaman diliminde bakabilirsiniz. Sabah ilk kalktığınız zaman pencerenizi açın ve azıcık nefes alıp verin, tebessüm edin ve etrafı dinleyin. Spor yapabilirsiniz. Google amca ’ya bir danışın milyon tane video var. Benim günlük yaptığım spor videosu bu. ( https://www.youtube.com/watch?v=cvEJ5WFk2KE ) Evde olsaydım da şunları yapsaydım, yapardım veya uğraşırdım gibi kelimeleri daha önce sarf ettiğiyseniz tam olarak onları gerçekleştirme zamanı şu an mevcut. Gün içerisinde kendinizin iç sesini dinlemek için bir zaman oluşturun. Bir müzik

KARANLIĞA KÜFRETMEKTENSE, BİR MUM YAK.

Dün gece netflix platformunda bir film seyrettim. İsmi: ‘Rüzgârı Dizginleyen Çocuk’ Afrika kıtasının güneydoğu bölümünde yer alan Malavi kentinde gerçekleşen, 13 yaşındaki mucidin hikâyesini konu alan bir yapıt. Hem de gerçek. Bugünlerde bizlere iyi geleceğine inandığım için paylaşmak istedim. Filmi izlerken, ‘’karanlığa küfretmektense, bir mum yak” #Çicero'nun sözü ile örtüştüğünü düşündüm. Her şeyin imkânsız gibi görünmesine rağmen imkânsızlık kavramının anlamsızlığını yitirdiğini vurgulayan, inanmanın önemini ve ailenin sıcaklığını ön planda tutmaktadır. Mutlu olmak için illaki lüks arabaların, kocaman evlerin ve süper lüks bir şeylere sahip olmamamızın gerekmediğini hayal edilebilirliğin, istemenin, yaratıcılığın ve inanmanın mutluluğu yakalayabileceğimizi ve en önemlisi de insan kalabilmenin güzel sonuçlar doğurabileceğini, göğsümüzün yükselip, alçalması ve denemeden zarar gelmeyeceğini simgeleyen bir yapıt. Filizlenmek s

YETENEK YÖNETİMİNİN ÖNEMİ?

 Yetenek Yönetimi Nedir? İşletmelerin stratejik hedeflerine ulaşmak için ihtiyaç duyduğu yetenekli insanların kurumlarına çekmek, bunun için cazip işveren olma, işletmeye çekilen insanların potansiyellerini performansa çevirme ve elde tutma çalışmalarını içeren bir bakış açısıdır. Yetenek Yönetiminin Önemi? Yetenek yönetimi süreçleri bazı işletmeler için önemsiz gibi görülse de bazıları için oldukça önemli bir paya sahiptir. İşletmeler için buz dağın görünmeyen tarafında yer alan süreç aslında en kritik bölgesini içermektedir. Yeteneği bulmak, eğitmek ve onu elinde tutarak işletmelerin izlediği stratejilere ulaşması için ‘ kilit çalışanları’ ellerinde kaçırmaması gereklidir. İşletmeler açmış oldukları pozisyonlara ‘ doğru insanı doğru pozisyona’ yerleştirmek için birçok çalışma gerçekleştirirler ama yaklaşık olarak her yıl yapılan bazı araştırmalara göre Türkiye, yetenek açığı araştırmalarında gerilediği yer almaktadır. İşletmelerin yetenek kavramını tam olarak anl

PUSULAMIZI NASIL BULABİLİRİZ?

Merhaba Arkadaşlar, Sürekli seminerlerde veya kişisel gelişim ile ilgili organizasyonlarda profesyonellere sürekli ben hangi alanda çalışmalıyım veyahut benden ne olur gibi sorular işitiyorum. Böyle soruların ciddi anlamda bilinçli olarak sorulmadığını temenni ediyorum. Bilinçli ise ya yanlış bölüm tercihi yapılmış olabilir. Veya öğrenci tam anlamı ile bir yol haritası oluşturamamıştır. Sizin ne iş yapacağınızı herhangi bir yönetici, profesyonel karar veremez. Sizlere yol gösterir sizin o yola nasıl baktığınız önemlidir. Karar yetkimiz bize ait bu kararların doğruluğunu verebilecek olan sizlersiniz. Başka hiç kimse değildir. Kendinizi sizden daha iyi tanıyan kimse yoktur. Bir nebzede olsa sizin yol haritanızı oluşumunda stajın faydasını görebilirsiniz. Profesyonel hayata hazırlanmak için stajı gönüllü, zorunlu bir şekilde yapmaya çalışın, Sizlerin daha otokontrolü olmanızda büyük ölçüde destek sağlar. Kurumda staj zamanlarında gözlemledikleriniz ile farklı bir departman ile ta