16 Ekim 2018 Salı

TUTKUM İNSAN 1 YAŞINDA


''Tutkum İnsan 1 Yaşında''


Merhabalar Sevgili Okuyucularım;

Tutkum insan adı altında açmış olduğum blogum şuan 1 yaşına girmiş bulunmaktadır.       

Blog yazmaya başlamadan önce bir ay süre içerisinde ön bir çalışma hazırlayarak sizlerin karşınıza çıkmıştım. 

Birden fazla iyi veya iyileştirilmeli adı altında yorumlar aldım. Aldığım yorumlar beni fazlasıyla yönlendirdi. Bir yıl sürenin nasıl geçtiğini hiç anlamadım diye bilirim.



Blog yazmak sana ne kattı diyenlere;

  • ·         İnsan kaynakları alanında bana katma değer sağladı,
  • ·         Algısal ve düşünsel yeteneğim gelişti,
  • ·         Bakmak ile görmenin farkını anlayabildim,
  • ·         Network yelpazem genişledi,
  • ·         Birçok profesyonel blogger ile tanıştım,
  • ·         Orta ve üst düzey yöneticiler ile sürekli iletişim kurmamı sağladı,
  • ·         Kurumsallaşmış kurumların bir kaçını ziyaret etme şansı yakaladım.


Teşekkür etmem gereken insanlar o kadar çok ki yazsam sayfalarca sürebilir. Hepsine gönülden teşekkür ederim. Ben yoluma devam ediyorum ve sizlerin görüşlerinize her daim açığım.

v  İnanç, görünmeyene inanmaktır, görünmeyene inanırsanız başkalarının görmediklerini görürsünüz. Ahmet Şerif İZGÖREN

Sevgiler,
Selçuk GÜL



4 Eylül 2018 Salı

ORYANTASYON

                                 
                                           
                             oryantasyon ile ilgili görsel sonucu


Oryantasyon Nedir?

Yönlendirme, kılavuzluk etme,eğitme anlamına gelmektedir. Fransızca orientation   olarak adlandırılmaktadır. Türkçe söylenişi ise oryantasyon ile işe yeni başlayan adaylara işin gereklilikleri hakkında bilgilendirmek anlamına gelmektedir.
oryantasyon ile ilgili görsel sonucu






Oryantasyon süreci;

Kurumlarda uygulanmaya çalışılan oryantasyon sürecinin ne kadar doğru yönetildiğini biliyoruz. Bazı kurumlar iyi yönetmek için bir çaba sarf etmeye çalışırken, bazı kurumlar ise bunu hızlıca geçiştirmeye çalışmaktadır. 
oryantasyon ile ilgili görsel sonucuOryantasyon kolay bir süreç olarak gözükse de aslında değildir. 
Kurumun dinamiğini yüksek tutmak için yeni işe alınan adayın temelini sağlam atılması gereklidir. Aday bir stajyer olsa da mutlaka oryantasyon sürecinin iyi yönetilmesi gereklidir. 
Kuruma alınan adayların belirli bir süre oryantasyon eğitimi verilmelidir. 

Bu süreç pozisyondan pozisyona değişebilir.
Oryantasyon verilen adaylara kurumun büyüklüğüne göre tüm departmanlar da belirli bir parametre dahilinde eğitim süreci geçirilmelidir.
Süreç ne kadar doğru yürütülürse alınan adaylardan daha doğru verim alınacaktır. 
Oryantasyon sürecinde adaylara hangi kurumlar ile iletişimde olunacaksa o bölümün amiri, şefi veya yöneticileri ile nasıl bir iletişimin kurulacağı anlatılmalıdır. 
Eğitim süreçlerinde toplu bir şekilde e-posta nasıl yazılmalı gibi küçük bilgiler tabi tutulmalıdır. Kurumlar belirli bir ilanla aday alırken adayların özgeçmişlerine göre yapılan seçimlerde yetkinliklerinde outlook kullanmasını biliyorum yazsa da alınan adaylara e-posta yazarken nasıl bir dil kullanılması gerektiğinden kısaca bahsetmelidir. 
Kurumlar eleman yetiştirmek için aday almadıklarını savunabilirler. Adayları bir süreçten geçiriyorsak kısa kısa bilgiler sunulması gereklidir. 
Bu adayın bilmediğinden değil ancak kurumun kurumsal olduğunu gösterecektir. Adayı daha uzun süre istihdam etmek istiyorsak oryantasyon sürecini daha doğru yönetmemiz gereklidir.


‘’ Oryantasyon kurumun yapı taşıdır’’.



Saygılarımla,
Selçuk GÜL  
  
                                   




                                   

14 Ağustos 2018 Salı

Stajyer kurumda nasıl davranmalı?


stajyer yazımı ile ilgili görsel sonucu

Bir önceki dönem paylaşmış olduğum ‘’stajyer süpermen olsaydı pelerini kendisi bağlardı’’ yazımın devamı niteliğindedir.

Stajyer olan kimse kurumla gerçekten özleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani kurumdan bağımsız değil de sanki kuruma hâkim olması aylak aylak dolanıp, durmaması gibi…

İşvereninde stajyere çalışan gözüyle bakması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Stajyere stajyer gözüyle bakan bazı işverenler iş bile yaptırmadığını hissediyorum. 
Sadece gözlem yaptıran yerler bile var olduğunu düşünüyorum. He biraz da stajyerin çabalaması gerekli gerçekte o işi yapmak istiyor ise staj dönemini iyi kullanması gerektiğini düşünüyorum. Hem gözlem hemde deneyim şart olmasının kanısındayım. 
Stajyer olan kimse kuruma gelirken ham bir şekilde geliyor. Ve o kurumdan ayrılırken pişmiş bir şekilde ayrılması gerektirdiğini savunuyorum. 
stajyer yazımı ile ilgili görsel sonucuStajyerlik çöpe atılacak bir iş değildir. Ne iş yapmak istediğini ve o işi gerçekten severek mi yapabileceğini tam olarak algılama dönemi olduğunu düşünüyorum. Bazı kurumların stajyere mülakat yapmadan zorunlu stajı var ise kuruma aldığını gözlemliyorum. O stajyerin zorunlu stajı varsa bile bence mutlaka mülakata alınması gerektiğini dile getiriyorum. Gerçek hayata adapte olması için mülakatın şart olması gereklidir. 
Stajyer de gerçek hayat ondan ne bekleniyorsa ona göre yol haritası oluşturabileceğini düşünüyorum. Bazen torpil ile referansı karıştırıyoruz. Referans mülakat aşamasından geçen adayın referans kontrolü yapılacağı kısımdır. Torpil mülakata girmeden ya da öylesine yapılan bir mülakattır. 
Kuruma seçilen stajyerin kendine ait bir ajandası olmalı ve günlük yaptığı plan ve programı belirtip, o gün neler yaptığını not etmelidir. Bu ona çokça fayda sağlayacağına inanıyorum. Kendi departmanı hariç diğer departmanları da az buçuk tanıması gereklidir. 
Bu stajyere farklı bir bakış açısı kazandırabilir diye düşünüyorum. 
Kendi alanında memnun değilse diğer departmanları inceleyerek farklı bir rota çizebilir. Bence bu yazımı okuduysan kendini silkele ve geminin kaptanı sen ol !!!

Güzel düşün güzel olsun…

Sevgilerimle,

Selçuk GÜL

21 Temmuz 2018 Cumartesi

İnsan Kaynaklarına Düşen Sorumluluklar !!!

                                               

                                                       suriyeli mülteciler karikatür çalişan ile ilgili görsel sonucu


Herkese Selam,

Geçenlerde Peryön Güney Marmara Bölgesinin düzenlemiş olduğu ‘’yabancı çalıştırma mevzuatı ve insan kaynaklarına düşen sorumluluklar’’ adı altında bir etkinliğe katıldım.            

ünlem işareti ile ilgili görsel sonucuFarklı bir bakış açısı yakaladığımı düşünüyorum. Hemde insan kaynaklarının yabancılar ile nasıl bir mülakat gerçekleştirmesini anlamaya çalıştım. Yabancılar dediğim aslında ülkemize göç eden Suriyeliler hakkında bilgiler bolca aldık. Hem kendim hemde ülkemizdeki insanlarımızın Suriyeli insanlarımıza yanlış baktıklarını gördüm. Salondaki misafirlerinde bunu fark ettiğini hepsinin ayrı ayrı sözler alıp, kendilerinin yanlış düşündüklerini ifade ederek söylediklerini görmüş bulunmaktayım. Bir çoğumuzun empati kurmayı bilmediğimizi düşünüyorum. Bizler de belki o durumda kalabilirdik. Biraz da bu gözle bakabilirsek nede güzel olur. Sevgili İnsan kaynakları profesyoneli İpek Aral Hanım, Bizler yabancılara iş verirsek aslında sırtımızdaki vergi yükünü indirmiş olabileceğini ve bizlerin Suriyeli insanlarımızla yaşamayı bir şekilde öğrenmemiz gerektiğini dile getiren Aral, birçok Suriyeli vatandaşın ülkemizde yaşayacağını ifade etti. Bana göre çokça haklı bizler karşımızdaki insanlara farklı bir bakış açısıyla bakmamız gerekli olduğunu düşünüyorum. Birçok işvereninde Suriyeli insanlardan faydalandığından bahsedildi. Bir zamanlar ülkemizden Almanya ya göç eden insanlarımıza en pis işleri yaptırmaları gibi bizim ülkemize gelen Suriyeli insanlarının bir kısmının donanımlı ve kalifiyeli olduğu halde en kötü nerde ne iş var ise o işi en ucuz maliyet ile yaptırıldığından bahsedilmiş bulunmaktadır. Ülkemizde bu işleri yapacak insanların azaldığını dile getiren Aral, Suriyeli insanların suiistimal edildiğini ifade ederek sunumu bitirmiş bulunmaktadır. Bizlerin hatta en önemlisi insan kaynakları departmanının insana insan gözü ile bakması gerektiğini düşünüyorum. Bu etkinliği düşünüp, organize eden Peryön Güney Marmara Başkanı Sayın Barış GÜL’e teşekkür ederim. Çok yararlı ve faydalıydı.


ÖN yargı yapmadan önce dur,düşün...


Sevgiyle…

Selçuk GÜL

1 Temmuz 2018 Pazar

Stajyer Süpermen Olsaydı Pelerini Kendisi Bağlardı.



                                 süpermen pelerini karikatür ile ilgili görsel sonucu
                                         


Stajyer kurumda nasıl davranmalı?

Merhabalar;

Öncelikle stajyerin bulunmuş olduğu kurumu hızlıca benimseyip, harekete geçmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Ben kurumlarda stajyerin bel kemiği olduğunu hissediyorum. Adı üstünde stajyer en fazla ne yapabilir ki diyenleriniz olabilir. Stajyerden stajyere değişimler olabilir. Stajyer bir kurumda can simidi gibi oradan oraya koşuşturma yapması gerekmediğini düşünüyorum. Stajyerinde bir görev tanımı olmalı ve bu görev tanımının dışına çıkmaması gerektiğini benimsiyorum. Stajyer olan kimse sürekli sorgu sual içerisinde olmalı tabi karşısındaki kişi veya kişileri sıkmadan bunu başarması gerekmektedir. Bir kurumda sizinle ilgili birimde yer alan kişilere soru sorduğunuz zaman bir dönüş alamıyorsanız o kişilerden hemen uzak durmanız sizin için iyi olabileceğini düşünüyorum. Size bilgi vermekten kaçındığı gibi moralinizi de alt üst edebilir. Ve kurumda hâkimiyet yönünüzü kaybedebilirsiniz. Size verilen işleri yapın yanlış yapsanız da yapın emin olun doğruları bu şekilde keşfedebilirsiniz. Şahsen ben böyle keşfederek öğreniyorum. Size de çokça öneriyorum.

süpermen pelerini karikatür ile ilgili görsel sonucu
Bir saygı çerçevesinde çalışmanızı öneririm. Kurumda çok gevşek olamayın. Göze batacak işleri yapmaktan kaçınmanızı tavsiye ediyorum. Örneğin: Telefonunuz ile sürekli ilgilenmekten veya boş durmaktan kaçınmaya çalışın. Bir duruşunuz olsun kurumda ne sessiz nede çok sesli bunun ortasının bulmaya çalışırsanız güzel olabilir. En önemli konulardan birisi ise biriminizdeki profesyonellerden mutlaka geri bildirim almanız. Olumlu olumsuz fark etmez mutlak suretle geri bildirim almaya çalışınız. Olumlu geri bildirim kulağa çok hoş gelir. Sizi daha ileri bir safhaya taşıması için olumsuz geri bildirimin şart olduğunu düşünüyorum. Sizin fark edemediğiniz yanlışları karşı taraftan aldığınız bildirimle ve hissetmiş olduğunuz güdünüzle daha doğru ve düzgün yapmak için çalışacağınızdan eminim. Kurumun bir stajyeri değil de bir çalışanı olduğunu benimserseniz sizin daha farklı bir şekilde bakmanızı sağlayacağına inanıyorum. Stajyer daima kurumda hem uygulama hemde gözlem yapmak zaruretinde olduğunu düşünüyorum. Birini yapıp bir diğerini yapmasa verim alamayacağının fikrindeyim. Kurumlarında stajyeri zorlaması gerekmektedir. Sırf prosedürü uyguluyorum diye stajyer alınmaması olduğunu düşünüyorum. İstekli ve arzulu olan kişilere şans verilmelidir. Şans veren kişileri de tebrik ediyorum. Ben diyorum ki kurumlar stajyerlere kapı açarlarsa stajyer süpermen olup, pelerini kendisi bağlar ve uçabilir. Gözlemlediğim ve hissettiklerimi sizlerle paylaşmaktan mutluyum.
süpermen pelerini karikatür ile ilgili görsel sonucu



Sadece inanın…


Sevgilerimle,


Selçuk GÜL

31 Mayıs 2018 Perşembe

Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.

KURUMSAL ile ilgili görsel sonucu


Kurumsal gibi görünüp, kurumsal olmayan kurumlara selam olsun!


Herkes her işi yapmamalı. Her kurum ben kurumsalım dememeli.
Hangi kurumu web sayfalarından tararsanız tarayın bir girip bakın biz kurumsalız. Şu özellikte kurumumuza personel alımları yapmaktayız. Vizyonumuz, misyonumuz, “insana değer veren” literatürü kullanırlar. Bunlardan ibaret şaka gibiler gerçekten. Ya ben anlamakta zorluk çekiyorum. Ya da onlar anlaşılmaktan “İNSANA DEĞER VEREN” kurumsunuz. Peki, bir adayın özgeçmişine bakarak mülakata davet ediyorsunuz. Mülakat bittikten sonra biz sizi en kısa zamanda ya da bir hafta içinde arayıp, bilgi vereceğiz. Aday belki bir umutla, ümitle, hayallerle kurumdan ayrılıp, kurumun aramasını bekler. Kurum hani güya kurumsal ya “insana değer veren” sloganı kullanırlar. Maalesef ki aramazlar. Lütfen! İnsanlar nasıl özen, düzen göstererek mülakatlara gidiyorlarsa kurumlarda bu düzeyde olmalı ondan sonra kurumsallıktan bahsetmeli.  Kurumun insan kaynakları departmanı insana değer vermemekte 😃 insan kelimesinin kullanıldığı departman nasıl olurda bu kaosu oluşturur.


Bir diğer problem ise mülakatlardaki CAN ALICI sorular. Yönetmekten anlamazlar yönetici olurlar. Bu yüzden bence insan kaynakları Türkiye sektörü de tam olarak oturmamaktır. Soru sormak için lütfen soru sormayınız. Beş yıl sonra kendinizi nerde görüyorsunuz? Mezarda J he kurumsalız ya karşımızdaki insan kaynakları da yetkinlik sahibidir. Gel gelelim sorulan sorulara sanki adayı almak istemezler. Birde mülakat sırasında sürekli elinde olan ofis telefonu çalmaz mı dikkat nerde karşındaki kişi neye göre değerlendiriyorsunuz. Kafamda deli sorular 😊




insan kaynakları özgeçmiş ile ilgili görsel sonucu

Bir İnsan Kaynakları Profesyonelinde olması gereken özellikler;
v  N-E-Z-A-K-E-T,
v  İ-L-E-T-İ-Ş-İ-M,
v  S-A-Y-G-I,
v  Ö-Z-V-E-R-İ,
v  T-E-B-E-S-S-Ü-M,
v  E-M-P-A-T-İ K-U-R-A-B-İ-L-E-N vs.







insan kaynakları ilan insan karikatür ile ilgili görsel sonucu
İlana çıkarken biraz daha dikkat edildiğini düşünmekteyim. Yukarıdaki bahsettiklerime nazaran daha iyi eskiden “prezantabl” adaylar aranıyordu. Bu çok gülümseticiydi. Neyse ki o devir eskide kaldı. Hala aranıyor mu onu bilmiyorum. Artık ilana çıkarken de minimize etmeye başladık sanırım bu çok iyi bir şey en azından insan kaynakları tarafında da iyileşmeler olmaktadır. Hem eğlenceli ilanlarda çıkmakta geçen okuduğum ilanda yazın plaj terlikleriyle kuruma gelmek isteyen yazıyordu. Bu da biraz absürt olmuş ama değişik bir bakış açısı oluşmuştur.



HOŞÇA KALIN.

Selçuk GÜL



Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.

-Mevlana-