16 Ağustos 2019 Cuma

KURUMSALDA STAJ YAPMAK







Bu blog yazısına gece 03.00’te yazmaya başladım. Kafayı falan mı yedin 😊 diyenler elbette olacaktır. Uykum kaçtı ve bir şeyler yazmam gerektiğini anladım.😄


Uzun uzun düşündükten sonra💭 ‘’kurumsalda staj yapmak’’ hakkında yazmaya koyuldum.
Adı üzerinde kurumsal yani çok havalı😋 kurumda tamı tamına 20 iş günü staj yapma fırsatı buldum. Keyifli ve bir o kadar da heyecanlı idi. Bana keyif ve heyecan unsurunu oluşturan şey gelecek dönemde bulunmak istediğim alanda fırsatı yakalamam idi.                                      

Sabahları çok mutlu kalkıyordum.👦  

😄 Öyle işte…


Kurumsal derken neyi kastettiğimden bahsedeyim;  kurumlar da yer alan departmanların grup olarak parçalara ayrılması ve küçük alanlara bölünerek yapılan işi profesyonelleştirilmesidir.(Bir yapboz gibi de diyebiliriz.) Her şeyin yerli yerinde olduğunu da desek yeridir. 👍

Ben holding bölgesinde insan kaynaklarının organizasyonel gelişimi ekibinde yer alma fırsatı yakaladım. Her şeyin bir sistemsel mantığı olduğu yer. Kağıt imha eden cihaz dahi kurumda var. Konuştuğum çoğu insanın belirli alanlarda profesyonelliğini olduğu net bir şekilde anlaşılıyor. Kurumsalın kültürü bana çok sıcak geldi. İnsan kendini değerli hissedebiliyor. Aklımda takılı kalan herhangi bir konuyu ekipte ki profesyonellere sorduğumda cevaplar hep bilgilendirici idi. Sormaya, sorgulamaya ve öğrenmeye elverdikçe yaptım. Ekipte birkaç kişi ile boş vakitlerinde birebir konuşmak istediğimi dile getirdiğimde bir randevu takvimi oluşturup belirli bir zaman aralığında sohbet ettik. Bu benim için çok çok değerliydi. İnsana değer vermek ne güzel bir mutluluk onu bir kez daha tattım ben bu kurumda. Evet, sadece baktığımız zaman 20 iş günü kısa bir zaman dilimi ama o dilimi istersen büyük bir dilime çevrilebiliyor. Sürekli kurumu incelemeye ve gözlemlemeye çalıştım. Fotokopi, tarama, laptopu projeksiyon ile bağlama falan da yaptım. Genelde insanlar stajyer sadece bunları yapar gibi şeyler söylese de sadece stajım bunlardan mevcut değildi. Kış dönemi stajyerlerinin muayene planlamasını yaptım, bireysel gelişim tablosu ve daha fazlası en çokta aklımda ki alan ile kendimi netleştirdim dahi diye bilirim. 


Kurumun her yaz üniversite stajyerlerine belirli staj bitirme ödevleri veriliyor. Belirli bir taslakta hazırladıktan sonra profesyonel bir toplantı odasında sunum yapıyorsunuz.                                  



Benim konum ‘online eğitimdi.’ Kendimi hazırladım ancak kafamdaki sunumu tam olarak gerçekleştiremedim. Heyecanımı tam olarak kontrol altına alamadığımdan oldu diye bilirim. Kendi artı ve eksilerimi hemen öğrenme fırsatım oldu. Geri bildirim aldım bu benim için çok iyi oldu. Program stajyer olan kişileri profesyonel hayata bir adım daha taşıyor, kesinlikle böyle programların çoğaltılması taraftarıyım. Staj serüvenine içim kıpır kıpır başladım.Sabahları gözlerimi ciddi anlamda çok mutlu açtım ve koşarak servise gittim sanki bir kuş gibi idim. 😋 (sanırım mübalağa sanatı icra ediyorum şu an) 

  • Benden bir tavsiye isterseniz eğer şu nu söylemek isterim;  Hangi alanda ciddi anlamda çalışmak istediğinizi bilmiyorsanız gidin herhangi bir kurumda staj yapın ve sorgulayın aklınızda bir fikir olsun zaman ilerledikçe daha da net bir şekilde kafanızda oturtacaksınız. En çokta isteyin, isteyin ve hep isteyin. Bir şeyi gerçek anlamda isterseniz hayal ürününüzü gerçeğe dönüştürürsünüz. İsteğinizi zamanla bulacaksınız bundan emin olunuz.
  • Kurumsal bir kurumda staj yapma fırsatı bulursanız koşa koşa gidin ama boş durmayınSorgula,iste ve net ol! He kurumsal da yer bulamadınız ya da küçük işletmeler de bu fırsatı yakalarsanız ona da koşa koşa gidin. Küçük işletmelerinde bir kültürü, ahengi kesinlikle vardır.

Aklınıza bir şey takılırsa ben hep buralardayım.↓         

👐E-posta adresimden ulaşabilirsiniz.👐



‘’Nereye gideceğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin önemi yoktur!’’

A.Şerif İzgören






Kurumsal bir fotoğrafla ve şöyle bir dize ile bitirmek istiyorum;


💦HOŞ GELDİM, HOŞ GÖRDÜM, HOŞ GİDİYORUM, HOŞCA KALIN. 😊




Sevgiler,
Selçuk GÜL


2 Temmuz 2019 Salı

ÇALIŞANLARIN MEMNUNİYETSİZLİĞİ


anket ile ilgili görsel sonucu
Bu ay yaşadığım kısa süreli bir deneyimi sizler ile paylaşmak istedim. Ve başlık olarak ‘çalışanların memnuniyetsizliği’ adını tercih ettim. Doğru başlık olup olmadığını tam kestiremesem de, gözlemlediklerimi burada paylaşmak istiyorum. Kısa süre içerisinde anketörlük yaptım. Bildiğiniz, yollar da gördüğünüz o anketörlerden biriside bendim. İkili ilişkilerimi geliştirmek, para kazanmak ve boş zamanımı değerlendirmek beni mutlu edeceğini düşündüm. Ben onlara nazaran biraz daha şanslı idim. Çünkü; Kurumsal olan kurumlarda yer alan mavi yakalılara, çalışan memnuniyeti tarzında anket soruları yönelttim. Benim için çok keyifli ve zor bir süreç idi. Nasıl, neresi zor altı üstü A4 boyutunda bir kâğıt doldurmak gibi görünse de insanları ikna etmek, onları çay ve yemek saatleri gibi zaman dilimlerinde vakitlerini almak şahsen zordu. Sürekli aynı şeyleri farklı insanlara sormak bambaşka bir zorluk idi. Benim için bulunmaz hint kumaşı falandı.😊 Anket dışında insanlar ile sohbet etmek, onları dinlemek beni mutlu etti. Bu işe girişmeden yollarda beni durdurmaya çalışan anketörlere hiç durmazdım. Bundan sonra durmaya çalışacağım. Onları çok iyi anladım. Ciddi anlamda her işin bir zorluğu olduğunu bir kez daha tattım. Gelgelelim atmış olduğum başlıkta tam olarak neyi kastettiğim. Çalışan gruba beli başlı sorular yöneltildi. Biraz sendikal birazda kurum gelişimi hakkında idi. Genel olarak sorduğum sorularda çalışanlar kurumlardan memnun olmadıklarını dile getirdiler. Hani şu dünya sıralamasında mutlu insan listesinde neden Türkiye’nin yer almamasını kendim gördüm. Yaptığım anket dünya çapında yapılan bir iş değildi ama benim gördüğüm kurumlarda insanların çoğu mutlu değil. Veya sorduğum sorulara rastgele cevap verenler dahi çoğunlukta diyebilirim. İnsanlar önemsemiyor. Biz doldursak değişen bir şeyler mi olacak diyenler bile var. Hem memnun değiller hemde anket doldurmaktan yakınıyorlar. Belki onları anlamak için onların yerinde olmam gerekir ama bizler bir değişim istiyorsak ve bu değişim için çalışmalar yapılıyorsa, bizlerde elimizin altına taşı koymamızın gerekli olduğunu savunanlardanım. Anket de yer alan bir soru şöyle; hayat standartlarınızdan memnun musunuz? 0 ile 10 arasında puan verirseniz kaç verirdiniz. Birçok insan 0 dahi verdi. Geneli ise 0 ile 5 arasında verdiler. Sorular bu ve buna benzer idi. Şahsen çok aşırı kurumsal olan bir kurumda bir soru sordum. Çalışmakta olduğunuz kurumdan ne kadar memnunsunuz?  0 ile 10 arasında puanlama yapın dediğimde, 5 puanın üzerini geçen çok az kişi vardı. Orada çok şaşırdım. Diğer kurumlara nazaran daha fazla ücret, sosyal haklar ve daha iyi imkânlar mevcut. Evet, ciddi anlamda çok şaşırdım ama kurumlarda yer alan kişilerin iyi imkânlar dışında yüzleri gülmesi için çalışmalar yapılaması gerekli. Ben bu işin profesyoneli değilim ama profesyonel olmak için çalışıyorum. Şu an bir tavsiye belki veremem ama insanlar daha iyi imkânlar dışında farklı şeyler talep ediyorlar.  Bir grup çok fazla iş yaptığı için yemeğe çıkartılmış ve anket yaparken diğer grup bana bundan bahsetti. Onlarda başka bir zaman çok iş yaptıklarında daha küçük bir ödüllendirme yapılmış. Bunlar ve bunun gibi sorunlar biraz daha dikkatli, adil yapılırsa daha iyi olacaktır. Beyaz yakaya eğitim veren profesyoneller kesinlikle bu konulara da yer vermesi gerekiyor. Bir kurumda sevgi, saygı ve özveri ciddi anlamda olmalıdır. Benden bu kadar !✋



 ‘ İlgiyi uyandırmak ve şevki ateşlemek bir şeyi en kolay ve en iyi şekilde öğretmenin en kolay ve en emin yoludur.’(Tryon Edwards)

    Sevgiler,
  Selçuk GÜL
  


13 Haziran 2019 Perşembe

İLETİŞİM


iletişim ile ilgili görsel sonucu

Bu dönemler de biraz yoğun idim. Ne yazacağım konusunda düşündüm, taşındım ve karara varabildim.  İletişim konusunda karar kıldım. Hani şey derler; ’iletişim hayattır.’ Hayatın tam olarak göbeğidir. Olması da gereklidir. İnsan uzun süre yemeden, içmeden yaşayamaz ya (survivor hariç 😉 ) iletişimsiz de yaşayamaz, yaşamayacaktır. (Yani payı kendimden biçtim. Yemeğe düşkün olan biri olarak 😄 ) Okulda, evde, işte, sokakta her yerde iletişim mevcuttur. Aslında benim anlatmak istediğim, klavyem döndüğünce ‘kurumsal hayat da ki iletişim’ serüveninden bahsedeceğim. He kurumsal derken, staj dönemlerimde iletişim kanallarımı daha net nasıl kullanmaya çalıştım.Belki benim için doğru sizin için yanlış olabilir ama doğru yönetmeye elverdiğimce yaptım. Gelgelelim ki iletişim süreci nasıl işlemeye başladı. Benim için bir günaydın ile başlayan bir yolculuktu kurumsal hayat da ki iletişim. Belki sizin için küçük ama benim için bambaşkaydı. O havayı içine çekmek nasıl güzel anlatamam şu an anlatırken dahi gözlerim yeşerdi 😌 bir stajyere verilmesi gerek malzemelerden daha fazlasına sahip olduğumu düşünüyorum. Masam, sandalyem, bilgisayarım, kalemliğim, ajandam, kalemlerim ve dahası bana göre bunlar benim için bulunmaz nimet idi. Hala da öyle, böyle size imkân sağlayan kurum/kuruluş varsa bence hiç düşünmeden gidin derim.  O havayı hissetmek bile insana bir şeyler katıyor. Sanırım yazımda iletişimden daha çok şey yazdım. Aslına bakarsanız şu an dahi iletişim kuruyoruz. Belki sen bu yazıyı okurken beni tanımıyorsun ama bu yazı hakkında benim ile ilgili kafanda bir şeyler belirmiş olabilir. Tabi o beliren şeyler güzel olsun lütfen!  Günaydın, serüveninden geçtikten sonra işletme hakkında belirli dosyalar incelemeye başladım. Şu an hatırlıyorum da o ilk gün yaptığım tek şey dosya incelemek, kurumun web sayfasını detaylı incelemek idi.  İlk hafta benim için ciddi anlamda çok zor geçmişti. İletişim kuramamak, kurumsal da iletişim nasıl kurmam gerektiğince uzun uzun düşünmüştüm. Aslında bunu bana söyleten sorduğum sorulara cevap alamamaktı. . İletişim kurmaya çalıştığım insanlardan alamadığım cevaplar biriktikçe soru sormaktan çekinmeye başladım. Tabi siz yapmayın ama lise yıllarımda Mustafa Aydın isimli bir hocam vardı.(kulakları çınlasın 😍) Bir kişiye iki veya üç kez soru sorulduğunda cevap alamıyorsan o kişiye soru sorma sözü gelmiş idi. Bir hafta geçtikten sonra geri bildirim almak istedim. Şu an iyi ki diyorum, bana o geri bildirim renk kattı, heyecanlandırdı. Diğer günler, haftalar daha iyi olmaya başladım Yaptığım işten haz alabilmek için iletişim hattının iyi olması kesinlikle şart idi. Ben pes etmedim, iletişim kurmaya çalıştım, gelen adaylar ile iletişim kurmaya yöneldim. Bana çok şey kattı onun meyvesini hala alıyorum. Zamana baktığımda ciddi anlamda kendimde gelişim gördüm, görüyorum. İlk zamanlar dışarıdan aramaları veya dışarıyı aramam gerektiğinde ben yapmaya çalışıyordum. Beni görmelisiniz ne diyeceğim, ne konuşacağım sanki ben konuşurken, insanlar bana bakıyor gibi geliyordu ve bu benim konuşmamda sorun yaşatıyordu. İlk zamanlar böyle idi. Artık telefonda daha iyi bir süreç yönetebiliyorum. ‘iletişime kapalı olan kurumlar kirli bir akvaryum gibidirler.’ Geri bildirim mutlaka almaya çalışın ve geri bildirim vermeye çalışın ki insanlar daha mutlu ve daha huzurlu olsun, olalım.

“Eğer güzel bir şekilde söylenirse, her şeyi söyleyebilirsiniz.” Patricia Duncker


Sevgiler,

Selçuk GÜL

7 Mayıs 2019 Salı

17. İNSAN YÖNETİMİ ZİRVESİNDEN ANEKTODLAR


Kültür’ün Sesini Dinle!

Bu yıl Peryön Güney Marmara (Bursa) bölgesinin düzenlemiş olduğu , 17 .insan yönetimi zirvesinde yer aldım. Zirvenin mottosu : ‘‘kültür’ün sesini dinle’’ idi. Hem akademik hemde genel çerçevede birden fazla kültür kavramı konuşuldu. Benim keyif alarak dinlediğim bir organizasyon idi. Sizlere de belirli bir boyutunu aktaracağım.

Konuşmacılar;

Konuşmacılar
Kurum / Görev
Konu
Numan ÖZCAN
BM *(ILO) Türkiye Ofisi Direktörü
İşin Geleceği
Ela KULUNYAR –
Önder ŞENOL
Doğuş Otomotiv İnsan Kaynakları Müdürü – Defacto Finanstan Sorumlu Başkan Yardımcısı

Hedef  Birliği: Mutlak Kuzey Neresi?
Necdet TURHAN
Türkiye’nin Görme Engelli İlk Dağcısı ve Milli Atleti
İçinizdeki Zirveye Çıkın
Doç.Dr.Kurtuluş KAYMAZ – Dr.Öğr.Üyesi Şenol BAŞTÜRK
Uludağ Üniversitesi -Akademisyenleri
Akademik Bakış:Teoriden Pratiğe Kültür
Gamze GÜRER – Elif ARSLAN AZAK – Cenk GÜNAY
Sahibinden.com Kıdemli Çalışan Deneyimi Tasarımcısı – Borçelik İdari İşler Operasyonları Uzmanı – İdari İşler Birim Yöneticisi

Deneyimin İzinde
Kemal ÖZDEMİR
Milli Atlet
Hayata Koş
Yiğit Oğuz DUMAN –
Prof.Dr.Sinan ALÇIN
Duman Yönetim Danışmanlığı Kurucusu – Öğretim Üyesi
Değişen Dünya – Dönüşen İnsan
Dr.Sedef  KABAŞ
Gazeteci ve Yazar
Liderin Dili,Kültürün Dili
Hasan KAYA
Turkcell İnsan Kaynakları Direktörü
Geleceğin Dünyasındaki Dijital Dönüşüm ve İnsan Kaynaklarına Düşen Roller
Özlem DENİZMEN
Para Durumu ve Moneye Kurucusu
Parasını Yöneten Hayatını Yönetir
Bengi TURGAN ÇİFTÇİ
Deloitte Digital Creative Director,ÖğretimGörevlisi
Dönüştürü Çalışan Deneyimi için Katılımcı Yöntemler
Uzm.Dr.Kerem DÜNDAR
Akademisyen,Danışman
Tanıştıralım:Beyniniz







































**ILO: BM Uluslararası Çalışma Örgütü.
                                                                                     


Kültür’ün yaklaşık olarak 160 adet bir tanıma sahip olduğu aktarıldı.(kavramın zorluğu)  Bir yerde insandan bahsediyorsak, kültürden bahsetmiş olacağımız nitelendirildi. Albert Bandura Öğrenmek illa ki okuyup veya araştırarak olmayabilir, İnsanlar birbirlerine anlatarak da (sosyal öğrenme) kültür kavramını kolektif olarak algılar, demiştir. İnsan kültür üreten varlık olarak ‘patikaya’ benzetildi.Yöneticilerin kültürü yoktur. Çünkü; onlar rasyoneldir, ancak işçiler kültüre sahiplerdir.Çünkü;onlarda rasyonel değildir.  Genel çerçevede sunum yapan kurumlar şirketlerinde çalışanlara nasıl değer kattıklarını, onlara karşı nasıl bir misyon üstlendiklerinden bahsettiler. Kimi kurum; Aramıza hoş geldin maili, güle güle hediyeleri gibi bir misyon üstlenerek çalışanların kuruma hızlı adapte olmalarını sağlamaya çalışmışlar. Bence hiçte fena olmamış. ‘’Sahibinden.com ‘un’’ çalışanına verdiği değer gözlerimi dahi yeşerti diye bilirim. Şöyle bir vizyona sahipler, İnsanları hayalleri ile buluşturarak mutluluk yaratmak. Bence en önemlisi de bu. İnsan çalıştığı yerde mutlu oluyorsa eğer yaratıcı, iletişim ve takımsal olarak bir çalışan olacaktır.Gelecekte jenerasyonların sık sık kurum değiştireceği ön görülmektedir. Ve kurumların bunun önüne geçmesi için dönüşmesi apaçık ortadadır. Şöyle ki; 2020 yılına kadar, z jenerasyonu tüketicilerin %40’ını, iş gücünün %20’sini oluşturacaktır. (Dünya nüfusunun %27’sini oluşturan 1995 ve 2010 arasında doğanlar)  

Z  Jenerasyonu için kurumların yapması gerekenler;

·  İlerleme: Çalışan mutluluğunu, bağlılığını ve etkileşimi artırmak için onlara sorumluluk aldıklarını hissettiren işler verin.
· Amaç: Çalışanları şirketin misyonunu, çalışanın vizyonunu destekleyen projelere dâhil edin.
· Otonomi: Çalışanları verimli çalışabilmeleri için en iyi şartları ve koşulları seçmeleri konusunda cesaretlendirin.
· Uzmanlık: Çalışanların yeni yetkinlik kazanmalarına ve kendilerini geliştirmelerine yardımcı olun.
· Bağlantılar: Çalışanlar arasında bir topluluk ve takım ruhu duygusu yaratın. 

*Kurumlar gelecek kuşakları istihdam etmeleri için fazlası ile kurumlarını dönüştürmeleri gerekmektedir. 

Yiğit Oğuz Duman, ‘’görünür olmak’’ yöneticiler ne kadar görünür, çalışanlara görünür hayal ediyorlar mı? Hayallerine ve hedeflerine ulaşmak için yöneticinin görünür olması gereklidir, dedi. Artık yöneticiler mutlak suretle görünür olmak zorundadır. Çünkü;  Kurumlarda çalışan ‘insan’ değer görmek ister. Değer gören çalışan ise çalıştığı kuruma katma değer üretir. Genel olarak baktığımızda kurumların ‘’kültür’’ anlayışları daha spesifik olarak değişmesi gereklidir. Kurum kültürü şirketlerin bir kimliğidir. Kurumlar kimliklerini güçlü kılabilmek için kendilerini dönüştürmeleri gerekir ki ‘güçlü ve yaratıcı’ çalışanlara sahip olsunlar.

Dr. Sedef Kabaş,  Kültürü akvaryuma benzetiyorum. Kültürün içinde samimiyet varsa temizdir. Adalet hâkimse o kültür temizdir. Adam kayırma ben ve sen varsa o kültür kirlenir. Sevgi yerine nefret varsa o kültür bulanır. (Balık baştan kokar) Liderlerin değerleri, inançları, duyguları ve düşünceleri kararları belirliyor. (çarpan etkisi) Eylem ve söylem birliği yoksa liderlik yoktur. Ekip olmak, birlik ve beraberlik diyorsa ve yönetim sürekli ben ben derse, o kültür de bir birliktelikten söz etmek mümkün değildir. Şeffaf, temiz ve başarılı kültür yaratmak için rol modelin iyi olması gereklidir. İnsanları yönetmek istiyorsanız onların dinlenmesi gereklidir. Değer yaratmanın en önemli yoludur. İnsanın olduğu yerde duygular yer alır. Bir lideri lider yapan olduğu koltuk değildir. İnsanları işe alırken onların sadece özgeçmişlerine bakmayınız. Kişilik özelliklerine, ailesine ve hobilerine bakmak gereklidir. İşe alınan insanları ikna etmek istiyorsak, bunun en iyi yolu onları iyi tanımaktır. Yeni kavramlardan biri de ceo activist; cesaret+güç+empati=sadece şirket para kazansı vs değil. Herkes için adil olunmalıdır. Şirketler kültür’ün sesini dinlemelidir.

Son olarak da milli atletlerimizin bize verdikleri enerjileri bambaşka idi.  Onların kendilerine inanmaları ve farkındalık yaratmaları olağanüstüydü. Aslında bir yerde kültürden bahsediyorsak, orada inanmak, başarı, iletişim ve daha fazlası vardır. Kemal Özdemir, dünya da bir kişi bir şeyi başarmışsa onu herkes başarabilir dedi. Gerçekten de öyle insan neyi, ne kadar isterse onu bir şekilde gerçekleştirir. Benim en çok başarı ile beğendiğim sözlerden biride şudur; ‘’başarı, başarısızlıktan başarısızlığa heyecanını kaybetmeden gitmekle gelir’’demiş. Winston Churchill.

Organizasyonda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler. 

Saygılarımla,

Selçuk GÜL 

19 Nisan 2019 Cuma

KİTAP VE FİLM ÖNERİLERİM 1


                                           film kitaplar popcorn ile ilgili görsel sonucu
Sevgili Okuyucularım,

Bugün sizlere bilgi içerikli bir yazı yazmayacağım.

Kendim bir dönemler içerisinde okuduğum, izlediğim filmleri siz değerli bağlantılarım ile paylaşmak istedim. Aşağıda paylaşmış olduğum kitapları şahsen ben ‘Türk kahvesi’ eşliğinde okuyorum.(taze çekilmiş olursa tadından içilmez.) İsteyen, seven ve arzu eden olursa şiddetle tavsiye ediyorum! Ne kadar uzattın diyenlere, biraz geveze olduğumdan dolayı, yazmaktan kendimi geri alamıyorum. Elimde değil : ) Film için herhangi bir öneride bulunmayacağım. Ne arzu ederseniz… He illaki bir şey tavsiye etmemi isterseniz. ‘Popcorn’ derim.


türk kahvesi karikatür ile ilgili görsel sonucu


Kitaplar;

  • YETENEK KAŞİFİ - Doğru insanı işe al – Ozan DAĞDEVİREN,
  • DOĞRU VE ETKİN LİDERLİK – Dale CARNEGİE,
  • 7 YAŞIMDA BİNDİĞİM KAMYONUN FRENLERİ PATLADI VE HAYATA YUVARLANDIM – Ataman ÖZBAY,
  • SIRADAN BİR GÜN – Yekta KOPAN,
  • UÇURTMA AVCISI – Khaled HOSSEINI,
  • ADI: AYLİN – Ayşe KULİN,
  • İK YÖNETİCİLERİNE TAVSİYELER – Haldun Şecaattin ÇETİNARSLAN,
  • KUYUCAKLI YUSUF – Sabahattin ALİ.                                                                             



kitaplar filmler popcorn karikatür ile ilgili görsel sonucuFilmler;

  • MODERN TİMES,
  • THE COMPANY,
  • ŞAMPİYON,
  • ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ,
  • THE INTERN.





                                                  
Anekdot:

‘’ Amacınız zarar vermekse güce ihtiyacınız vardır. Diğer her şey için sadece sevgi yeterlidir.’’ Charlie Chaplin.                                                                                                  

Saygılarımla,                                                                                                                                             

Selçuk GÜL

15 Mart 2019 Cuma

Referans Mektubu da Neyin Nesi Ki?


referans mektubu karikatür ile ilgili görsel sonucu

Değerli okuyucularım,

Size bu dönem ne yazabilirim diye çok düşündüm. Ve aklıma üniversite 1.sınıf da girmiş olduğum mülakat sürecinde, istemiş olduğum referans mektubunu anlatmaya karar verdim. Hazır staj dönemleri de yaklaşmışken, faydalanmanızı istedim. Ben, mülakat esnasında talebimin olduğunu dile getirdim. Tabi onlarda; ‘’senden memnun kalırsak neden olmasın,’’dediler. Stajım bittiği dönemde, referans mektubu mu aldım. İsteme sebebim, biraz daha karşı tarafın beni nasıl gördüğünü anlamak ve biraz özgeçmişimde etki yaratmak idi. Şimdi aşağıda referans mektubu nedir, ne değildir? Bahsedeceğim.

referans mektubu karikatür resimler ile ilgili görsel sonucuReferans Mektubu: Tdk’nın tanımına göre, birinin işe uygun olduğunu, işe alınmasını bildirmek amacıyla yazılmış mektup, tavsiyename, referans olarak tanımlamıştır. Bazılarımız, referans mektubunu ‘torpil’ olarak algılıyor. Profesyonel hayata baktığımız zaman aslında bir kurumdan farklı bir kuruma geçerken, pozisyona uygunluğunuz örtüştükten sonraki aşamada önceden yer almış olduğunuz diğer kurumdan referans olarak göstermiş olduğunuz aday aranarak sizin hakkınızda sorular sorup, puanlanmasını istemektedirler. Özgeçmişinizde referans olarak belirtiğiniz kişiler sizinle aynı kurumda çalışmış ve sizin çalışma motivasyonunuz hakkında bilgi sahibi kişilerin olması daha mantıklı ve avantajlı olur. Referans mektubu ile referans aslında aynıdır. Referans mektubunun farkı ‘yazılı olmasıdır’. Sizin kurum içerisinde sergilemiş olduğunuz tutum, motivasyon, davranış, beceri, bilgi vb gibi. Etkenlerde doğru bir şekilde yer aldığınız sürece kurumdan referans mektubunu kuvvetle muhtemel alabilirsiniz. Özgeçmiş oluştururken, referans yazmak isteyenler ve referans mektubuna sahip olanlar parantez içerisinde ‘referans mektubum mevcuttur,’diye yazarlarsa daha verimli olur. Referans ve referans mektubunun önemi kurumdan kuruma değişkenlik gösterebilir. Özgeçmişinizde referans mektubunu yazmasanız dahi mutlaka edinmeye çalışın, en azından kendinizi tanımlayıp, kendi kendinizi sorguya çekersiniz. Bana kalsa, staj dönemlerinde öğrenciler istemese dahi kurum ‘geri bildirim’ tarzında bir A4 boyutunda  kâğıda stajyer hakkında durum tespiti yapıp, bir referans mektubunu vermesi çok iyi olur. Olumlu-olumsuz fark etmeksizin olsa ne iyi olur. ‘Olumsuz’ verildiği takdirde karşı tarafı kırmadan yapılırsa verilen bildirimin doğru algılanması sağlanır. En azından aday staj döneminde kendini net bir şekilde tanır ve ne yapacağı konusunda yol izler. Efenim, bende bu kadar!


Mutluluk,paylaşılmak için yaratılmıştır...(Anonim)


Hoşca Kalın : )

Selçuk GÜL